Akıllı sözleşme nedir ve akıllı sözleşmelerle neler yapılabilir?

Bitcoin, Ethereum veya Ripple gibi kripto para  birimi ağlarının vaatlerinden biri de dijital para  transferinin ötesine geçen yeni bir işlem paradigmasını mümkün kılabilmektir. Dijital para transferinin ötesine geçmekten...

Bitcoin, Ethereum veya Ripple gibi kripto para  birimi ağlarının vaatlerinden biri de dijital para  transferinin ötesine geçen yeni bir işlem paradigmasını mümkün kılabilmektir. Dijital para transferinin ötesine geçmekten kasıt, bu merkezi olmayan kripto ağların; bankalar, mahkemeler, geleneksel oyuncuları içermeyen işlemler ve anlaşmalar yaratma kabiliyetini ortaya çıkarabilmektir.

Akıllı sözleşme nedir?

Akıllı sözleşmeler (smart conract) potansiyel olarak devrimci bir uygulama türüdür. Akıllı sözleşmelerin altında yatan ana fikir, yazılımın sözleşme sürecinin çoğunu otomatikleştirebilmesidir. Bu, insanların katılımı olmaksızın sözleşme vaatlerinin yerine getirilmesi, izlenmesi ve uygulanmasını sağlamak anlamına geliyor.

Sözleşme otomasyonları, diğer otomasyon türleri gibi bir işletmenin masraflarını düşürebilir ve hataların oluşma olasılığını azaltır. Bir diğer potansiyel fayda, tarafların ilişkilerini daha verimli bir şekilde yapılandırmalarına olanak tanımaktır. Örneğin, müteahhitin yapacağı işin otomatik olarak doğrulanması, müteahhite daha hızlı ödeme yapılmasını sağlayabilir ve gereksiz gecikmeleri önleyebilir.

Mahkemeler ve avukatlara olan ihtiyaç ortadan kalkabilir

Akıllı sözleşmelerin en çekici özelliği, dava ve mahkemelere olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltma, hatta ortadan kaldırma potansiyeline sahip olmasıdır. Akıllı bir sözleşme ile taraflar, altta yatan kodun kurallarına bağlı kalacağını taahhüt ederler.

Bunu prensip olarak yapmak, tarafların anlaşmazlık yaratma olasılığını ortadan kaldırır; her iki taraf da akıllı sözleşmelerin belirlediği sonuca tabiidir.

Akıllı sözleşmeyle araba kiralayan biri, kirasını ödemezse…

Hukuk profesörü, bilgisayar bilimcisi ve yazar Nick Szabo, 1997 yılında yayınladığı bir makelesinde akıllı sözleşmeyle araba kiralayan ve kirasını ihlal eden birinin başına neler gelebileceğini şöyle anlatıyor:

“Sahibi ödeme yapmazsa, akıllı sözleşme, haciz protokolünü çağırır ve bu protokol, otomobil anahtarlarının kontrolünü bankanın eline verir.”

Akıllı sözleşmeler; davacılar, hakimler ve hakemlere olan ihtiyacı azaltabilir. Bununla birlikte akıllı akdi ilişkiler kurma gereksiniminden dolayı işlemsel avukatlara ihtiyaç belki artabilir. Taraflar, muhtemelen yazılım odaklı bir sözleşmenin kararlarına uymaya karar vermeden önce daha ayrıntılı bir dizi ihtimal ve sonuç belirtmek isterler.

Bugün şirketler ve kuruluşlar, akıllı sözleşme platformları ve uygulamaları geliştiriyorlar. Örneğin Counterparty platformunu kullanan Swarm, bir şirketin yöneticileri arasında kar paylaşımı yapabilir, yönetici kararlarını kontrol edebilir ve şirket belirli kilometre taşlarına ulaştığında daha fazla yatırım yapma gibi kararlar verebilir.

Çoklu imza

Bir çoklu imza özelliği ile iki veya daha fazla tarafın, paralar serbest bırakılmadan bir işlemi onaylaması gerekir. Akıllı bir kredi anlaşmasının borç alanın kredi başvurusu onaylandığına dair bilgiyi edindiğinde müşteriye ait banka hesabına otomatik olarak para yatırması mümkündür.

Akıllı sözleşmelerin geliştirilmesinin önündeki en büyük engel, karmaşık karar vermeyi bir şifreleme platformuna yerleştirmekteki güçlüktür. Ripple’ın Codius yazılımı bu güçlüğü açmayı amaçlıyor.

Hangi zincir ve hangi coin ile?

Şu anda akıllı sözleşme geliştiricilerinde fikir ayrılığı yaratan temel konu, Bitcoin ağının üzerine inşa edilip edilemeyeceği ya da hangi kripto para biriminin kullanılacağıdır. Örneğin Ethereum, Bitcoin’den farklı bir blok zinciri kullanıyor. Ethereum’un kuruluş bildirisinde Ethereum’un kendi blok zincirini kullanarak Bitcoin’e göre çok daha çeşitli akıllı sözleşmeler uygulaması geliştirilebiliyor.

Akıllı sözleşmeler nasıl daha fazla geliştirilebilir?

Kripto para birimi protokollerini kullanan akıllı sözleşmeler, sözleşme dünyasında devrim yaratabilir. Ancak otomatik performans, tarafların işlem başlangıcındaki pazarlıklarının tüm yönlerini her zaman veya çoğunlukla belirleyebileceklerini garanti etmez. Gerçek dünyada işler maalesef o kadar basit değildir.

Sözleşmeler, çoğunlukla belirsiz ve kesin olmayan sonuçlar doğurur. Bunun nedeni, tarafların anlaşmaya varmasından sonra olacak olan şeyin genellikle öngörülemezliğidir. Aynı zamanda tarafların muhtemel her ihtimali ön planda tutmaya çalışmak için zamanı veya dikkati yoktur. Yani taraflar, bir miktar esneklik istemekte ve kendilerini katı taahhüt ve sonuçlara sokmaktan kaçınmaya çalışırlar. Akıllı sözleşme geliştiricilerinin göz ardı edebileceği şey, her iki tarafın da değişen koşullara göre sözleşmelerini yeniden müzkare ederek yararlanabilmesidir. Akıllı sözleşmeler, tarafların eski varsayımlarına dayanarak sıkışıp kalmak yerine karşılıklı olarak anlaşma koşullarını değiştirmelerine izin verecek mekanizmalara sahip olmalıdır.

Sözleşme yapan taraflar ayrıca yeniden müzakere edilmeye ihtiyaç duyulmaksızın bir sözleşmenin koşullarını düzenleyen yerleşik mekanizmalara ihtiyaç duyuyorlar. Ticari krediler genellikle borçlunun performansına bağlı olarak faiz oranını ayarlayan hükümleri kullanır. Özellikle Varlık tabanlı kredilerde borçlular için mevcut olan varlık miktarına göre otomatik olarak kredi miktarını ayarladıkları için buna gereksinim daha fazladır. Yani akıllı sözleşmeler, bir sözleşmenin şartlarını her iki tarafın da faydalarına göre ayarlayan protokoller olmalıdır.

Bir şifrelenmiş blok zinciri üzerinde uygulanan akıllı sözleşmeler, şu an kullanılan hizmetlere göre önemli avantajlara sahip. Birincisi, givenin, itibar veya hukuk yerine yazılım kullanılarak kurulduğu merkezi olmayan, açık bir ağ üzerine çalışıyorlar. Buna ek olarak bir blok zinciri, işlemler tek bir defter üzerinde kamuya açık olduğundan ekonomik faaliyetin daha kolay koordine edilmesine olanak tanır.

In this article

Katkıda Bulun