Blockchain nedir?

Bitcoin ve diğer altcoinlere olan ilginin günden güne artmasıyla bu sanal paraların altında yatan teknoloji de merak konusu oldu: Blockchain. Blockchain nedir? Bu soruya dünyaca ünlü Kanadalı konuşmacı ve...

Bitcoin ve diğer altcoinlere olan ilginin günden güne artmasıyla bu sanal paraların altında yatan teknoloji de merak konusu oldu: Blockchain. Blockchain nedir? Bu soruya dünyaca ünlü Kanadalı konuşmacı ve yazar Don Tapscott‘un bir TED oturumunda yaptığı konuşma ile açıklık getirelim:

‘Toplum ve her ticari kuruluş için büyük ümit vaat ediyor’

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde tüm dünyada etki yapması muhtemel olan teknoloji kapıya dayandı. Bu sosyal medya değil. Büyük veriler değil. Robot bilimi değil. Yapay zeka bile değil. Öğrenince şaşıracaksınız. Bu, sanal para gibi dijital para birimlerinin altında yatan teknoloji. Buna Blockchain deniyor. Blok zinciri. Dünyadaki en tantanalı kelime değil ama ben artık bunun internetin gelecek jenerasyonu olduğuna ve her ticari kuruluş ve toplum için büyük ümit vaat ettiğine inanıyorum. Tek tek her birimiz için durum bu.

Bildiğiniz gibi, son birkaç senede bilgi anlamında internete sahibiz. Size e-posta veya PowerPoint dosyası veya başka bir şey gönderdiğimde aslında size orijinal dosyayı yollamıyorum. Kopyasını gönderiyorum. Bu harika. Bu demokratikleştirilmiş bilgi ama konu mal varlığı olduğunda ki burada kast ettiğim şeyler para, hisse senedi, bono gibi finansal varlıklar, sadakat meseleleri, entelektüel mülk, sanat, bir oy, karbon kredisi ve diğer mal varlıkları. Size bunların kopyasını yollamak çok kötü bir fikir. Eğer size 100 dolar yollarsam bu paranın halen bende bulunmaması gerçekten önemli ki o durumda size gönderemem. Bu duruma, şifreleme uzmanları tarafından uzun zamandır “çifte harcama” deniyor.

‘Büyüyen sorunlar var’

Bugünlerde tamamen büyük aracılara bel bağlamış durumdayız. Burada kast ettiğim bankalar, hükümet, büyük sosyal medya şirketleri, kredi kartı firmaları ve benzeri aracılar ekonomimizde güven anlamında bunu yapıyorlar. Bu aracılar, temize çıkarma, düzeltme ve kayıt tutmadan otantik hale getirmeye, insanların kimliğini saptamaya kadar ticaretin her alanında işlemlerini yürütmektedirler. Görünüşte iyi bir iş yapmaktadırlar ancak büyüyen sorunlar var.

JP Morgan, Amerika Federal Hükümeti, LinkedIn örnekleri…

İlk sorun merkezde toplanmaları. Bu da çökertilmeleri demek, ki bunu yaşayanların sayısı artıyor. JP Morgan, Amerika Federal Hükümeti, LinkedIn, Home Depot ve diğerleri… Bunu zor yoldan anladılar. Aracılar, milyarlarca insanı küresel ekonominin dışında bırakıyor. Mesela banka hesabı açacak kadar paraya sahip olmayan kişiler. İşleri yavaşlatıyorlar. Bir e-postanın dünyanın bir köşesine ulaşması bir saniye alabilir ama paranın banka sistemiyle dünyanın öteki ucuna ulaşması günler veya haftalar alabilir. İşin büyük karını alıyorlar. Başka bir ülkeye gönderilen paranın yüzde 10’dan 20’ye kadarını. Verilerimizi ele geçiriyorlar. Bu da o işten gelir elde edemeyiz veya hayatımızı daha iyi yönetmek için kullanamayız demek. Mahremiyetimiz tehdit altında. En büyük sorun şu ki genelde asimetrik olarak dijital çağın cömertliğinden faydalanıyorlar. Varlık oluşumumuz mevcut ama artan sosyal eşitsizlik var.

“Blockchain nedir?” sorusunu yanıtlayan ünlü konuşmacı ve yazar Don Tapscott.

Peki ya sadece bilgi anlamında internet olmasaydı, değer anlamında internet olsaydı? Yani milyonlarca bilgisayarda çalışan büyük, küresel dağıtılmış muhasebe defteri herkesin kullanımına açık olsaydı? Paradan müziğe her türlü mal varlığı, güçlü aracıların yardımı olmadan kaydedilebilse, taşınabilse, işlem görebilse, takas edilse ve yönetilseydi? Ya değer anlamında bağımsız bir ortam olsaydı?

2008’de finansal endüstri çöktü ve belki de buna uygun olarak Satoshi Nakamoto isimli kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler adına sanal para denilen temelinde şifre para birimi kullanan dijital nakit için bir protokol geliştirdiği bir kağıt yarattı. Bu şifreli para birimi üçüncü tarafa ihtiyaç duymaksızın insanların güvenle işlem yapmasını sağladı. Görünüşte basit olan bu eylem, dünyayı tutuşturan bir kıvılcımı ateşledi. Bu durum herkesi heyecanlandırdı veya dehşete düşürdü veya ilgilendirdi. Birçok yerde durum buydu.

Kafanız bitcoin hakkında karışmasın. Sanal para bir mal varlığıdır; iner ve çıkar. Eğer borsacıysanız ilgi alanınızda olmalıdır. Daha genel anlamda, şifreli para birimidir. Bir ulus devlet tarafından kullanılan resmi para birimi değildir. Ondan daha faydalıdır.

Blockchain nedir ve nasıl çalışıyor?

Fakat buradaki vurucu nokta onun altında yatan teknolojidir. Buna “blockchain” deniyor. Şu an insanlık tarihinde ilk kez her yerdeki insanlar birbirine güven duyabilir ve birebir işlem yapabilir. Güven büyük kurumlar aracılığıyla değil iş birliğiyle, şifrelemeyle, bir çeşit akıllı kodlama ile oluşturuluyor. Teknolojide güven olması gerektiği için ben buna “Güven protokolü” adını veriyorum. Şimdi sanırım bu nasıl çalışıyor diye merak ediyorsunuz. Bu da gayet doğal. Paradan müziğe her türlü dijital mal varlığı, merkezi bir yerde depolanmıyor, bunun yerine küresel bir hesap defteri üzerinden şifrelemenin en yüksek seviyesi ile dağıtılıyorlar. Bir işlem yapıldığında bu işlem küresel olarak milyonlarca ama milyonlarca bilgisayar üzerinde yayınlanıyor.

Google’dan 100 kat büyük hesaplama gücü

Dünya üzerinde “madenci” ismi ile anılan bir grup insan var. Bunlar genç insanlar, sanal para madencileri. Parmaklarının ucunda inanılmaz bir hesaplama gücü var. Dünya çapındaki Google’dan 10 kat, 100 kat büyük. Bu madenciler çok fazla iş yapıyorlar. Her 10 dakikada bir tıpkı bir ağın kalp atışı gibi önceki 10 dakikadaki tüm işlemlere sahip yeni bir blok oluşturuluyor. Sonra madenciler bazı zor sorunları çözmek için işe koyuluyorlar. Rekabet ediyorlar ve gerçek olanı bularak bloğu tasdik eden ilk madenciye dijital para birimi ile ödeme yapılıyor. Blockchain durumunda ve sanal para birimiyle. Daha sonra -ki buradaki kilit nokta bu- o blok bir öncekine bağlanıyor ve o da önceki bloğa bir blok zinciri oluşturmak için ekleniyor. Herkes zaman anlamında damgalı, tıpkı dijital mumlu bir mühür gibi. Yani ben gidip de bir bloğu çökertmek istersem ve diyelim ki size aynı parayla ödeme yapıyorum, o blokla birlikte öncekileri de çökertmek zorunda kalırdım. O blok zinciri üzerindeki tüm ticari tarihçe, sadece bir bilgisayar değil milyonlarca bilgisayar eş zamanlı olarak hepsi de en gelişmiş şifreleme seviyelerini kullanarak dünyadaki en güçlü hesaplama kaynağının ışığında beni izliyor. Bunu yapmak zor. Bu sistem bugün sahip olduğumuz tüm bilgisayar sistemlerinden çok daha güvenli. Blockchain. İşte böyle çalışıyor.

Yani Bitcoin, blok zincirinin sadece bir tanesi. Daha bir sürü var. Ethereum blok zincirini Vitalik Buterin isimli bir Kanadalı geliştirdi. Bu kişi 22 yaşında. Bu blok zincirinin alışılmadık bazı yetenekleri mevcut. Bunlardan biri akıllı anlaşmalar yapmanızı sağlaması. Yani duyduğunuz şekilde. Kendi kendini düzenleyen bir kontrat. İcra, yönetim, performans ve ödeme işlerini halleden, içinde de bir nevi banka hesabı olan insanlar arasındaki bir sözleşme. Bugün Ethereum blok zincirinde her şeyi yapmak için devam eden projeler var. Borsa için yeni bir ikame yaratmaktan politikacıların vatandaşlara karşı sorumlu olduğu yeni bir demokratik model yaratmaya kadar her şey.

In this article

Katkıda Bulun