Michael Saylor’dan PoS yorumu: Sanal dünyadaki sanal enerjiyle sanal güvenlik!

Ethereum'un İş Kanıtı'ndan Hisse Kanıtı'na geçtiği bu dönemde Bitcoin alımlarıyla bilinen Michael Saylor tarafından 7 maddelik uzun bir Bitcoin madenciliği yazısı kaleme alındı. Saylor, PoS sisteminin sanal bir dünyada vârolan sanal enerjiyle sanal bir güvenlik sağladığını ve ağ kontrolünü de küçük ve belli bir zümreye verdiğini belirtti. Saylor ayrıca Bitcoin madenciliğinin enerji harcamasının sürekli abartıldığını ve bunun sebebinin ise PoS kripto paralarını destekleyen "lobilerin", bu varlıkların regüle olmayışını unutturma çabası olduğunu iddia etti.

Ethereum’daki Merge güncellemesi bu sabah saatlerinde başarılı şekilde tamamlanırken, bu geçiş öncesinde ise Michael Saylor’dan tartışma yaratacak 7 maddelik uzun bir yazı yazıldı. Bitcoin alımalrıyla bilinen MicroStrategy CEO’su Saylor, Bitcoin madenciliğinin kullandığı enerjinin en temiz, en etkin ve en sorunsuz enerji olduğunu söyledi.

Saylor; gazeteciler, yatırımcılar, regülatörler ve Bitcoin’in çevreye olan etkileriyle ilgilenen herkese hitap ettiği bu 7 maddelik mektubunda, PoW ve POS sistemlerini kıyasladı.

Saylor’ın uzun mektubunda yazdıkları şu şekilde:

1) Bitcoin enerji kullanımı:

Bitcoin kullanılmayan, artan enerji ile çalışır. Madenciliğin yapıldığı yerler talebin olmadığı yerlerde ve kimsenin elektriğe ihtiyaç duymadığı zamanlarda yapılır. Perakende ve ticari elektrik tüketicileri, saatlik kilowatt başına 2-3 sent ödeyen madencilerden 5-10 kat daha fazla fatura öderler (saatlik kilowatt başına 10-20 sent). Dünya ihtiyacı olan enrjiden daha fazlasını üretiyor. Üretilen enerjinin de yaklaşık 3’te biri boşa gidiyor. Enerjinin son 15 baz puanı tüm Bitcoin ağına yetiyor. Bu enerji oranı, dünyadaki enerjinin %99,85’inin diğer kullanımlara tahsis edilmesinden sonra arta kalan en az değerli, en ucuz enerjidir.

2) Bitcoin ve diğer endüstriler:

Bitcoin madenciliği; elektriğin en verimli, en temiz endüstriyel kullanımıdır ve aynı zamanda enerji verimliliğini de diğer büyük endüstriler arasında en hızlı şekilde artıran koldur. Elde ettiğimiz veriler, Bitcoin madenciliği için harcanan enerjinin yaklaşık %59.5’inin yenilenebilir kaynaklardan elede edildiğini ve enerji etkinlik oranının da yılbaşından bu yana %46 arttığını göstermektedir. Uçak, tren, otomobil , sağlık, bankacılık, inşaat ve değerli metaller gibi olan endüstrilerin hiçbiri bu anlamda Bitcoin madenciliğine yaklaşamamıştır bile… Bitcoin ağı, Bitcoin madenciliğinin yapıldığı merkezlere güç veren yarı iletkenlerdeki (SHA-256 ASIC’ler) büyük gelişme ve protokolde bulunan her dört yılda bir Bitcoin madenciliği ödüllerinin yarıya indirilmesi kuralı nedeniyle enerji açısından her geçen gün daha verimli hale gelmektedir. Bu durum enerji verimliliğinde her yıl %18-36 oranında istikrarlı bir iyileşme sağlamaktadır.

3) Bitcoin’in değer yaratması ve enerji yoğunluğu:

Bugün itibariyle değeri 420 milyar dolar olan bir ağın güvenliğini sağlamak ve ona güç vermek için yaklaşık 4-5 milyar dolarlık enerji kullanılmaktadır. Sistemden elde edilen sonuç, ona yapılan yatırımdan 100 kat daha değerli… Bu durum da Bitcoin’i; Netflix, Google veya Facebook’tan çok daha az enerji yoğunluğuna sahip bir unsur yapıyor. Ayrıca havayolları, lojistik, perakende, konaklama ve tarım gibi 20. yy’ın geleneksel endüstrilerinden de 1-2 kat daha az enerji-yoğun hale sokuyor.

4) Bitcoin ve diğer kripto paralar:

Dijital bir emtia yaratmak için kanıtlanmış olan tek teknik İş Kanıtıdır (Bitcoin madenciliği). Bu sistem adil ve eşit şartlarda çalışır ( örn: ön-madencilik, ICO, vakfı kontrol etme, birincil yazılım geliştirme ekibi, zorla ve üst üste yapılıp protokolün para politikasını değiştiren hard fork yoktur). Eğer bu sistem için geliştirilmiş olan donanımı (SHA-256 ASIC’ler) ve bu cihazlara güç veren enerjiyi kaldırırsak, birilerine ait olan bilgisayarların, yine birilerine ait yazılımlarla koruduğu bir ağa sahip oluruz. Bu da ağın güvenliğini ve kontrolünü küçük bir yazılım geliştirici grubun eline bırakır. Onlar da, sanal bir güvenlik yaratmak için sanal bir dünyada vârolan sanal enerjiyle çalışan sanal bilgisayarlar üretirler. Bu anlamda bugüne kadar yapılan tüm bu girişimler bir yatırım sözleşmesi tanımına uyan dijital varlıkların ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Hepsi Howie testini geçmişler ve bu yüzden de bir emtiadan çok, bir hisse senedi gibi gözükmüşlerdir.

Regülatörler ve hukuk uzmanları, birçok kez Proof of Stake ağlarının emtia değil, menkul kıymet olduklarını ve zaman içinde bu şekilde görülmeye başlanacaklarını belirtiyorlar. PoS sistemindeki kripto menkul kıymetler, belirli uygulamalar için uygun olabilirler ancak küresel, açık, adil bir para veya küresel bir açık takas ağı olarak hizmet etmeye uygun değillerdir. Dolayısıyla proof of stake ağlarını Bitcoin ile kıyaslamak mantıklı değildir. Bir ihraççı olmadan dijital altın seviyesinde olan bir dijiral emtia yaratmak önemli bir yeniliktir ve biz bunu insanoğlu olarak şimdiye dek bir kez başardık. Paylaşılan bir veritabanı üzerinde dijital menkul kıymet veua dijital kupon yaratmak, tamamen sıradan bir iştir. Kripto dünyasında bu iş 20 binden fazla yapılmıştır. Geleneksel dünyada ise 100 binden fazla yapılmıştır.

5) Bitcoin ve karbon emisyonları

Dünyadaki karbon emisyonlarının %99,92’si, Bitcoin madenciliği dışındaki endüstriyel enerji kullanımlarından gelmektedir. Karbon emisyonlarının azaltılmasının zor olmasında Bitcoin madenciliği ne problemdir ne de çözüm. Aslında bu durum, regülatörlerin, düzenleyicilerin, politikacıların ve genel halkın dikkatini dağıtmak için İş Kanıtı madenciliğine olumsuz anlamda dikkat çekmeye çalışan diğer kripto destekçilerinin ve lobicilerin rekabetçi gerilla pazarlama faaliyetleri olmasaydı pek fark edilmezdi bile… Proof of Stake kripto paralarının genellikle perakende şekilde yatırım yapılan ve kamunun zararına olacak şekilde regüle edilmemiş borsalarda işlem gören kayıt dışı menkul kıymetler olduğu rahatsız edici gerçeğinden kamuoyu uzaklaştırılıyor.

6) Bitcoin ve çevresel faydalar:

Bitcoin, arta kalan doğal gaz veya metan gazı enerji kaynaklarından para kazanmak için kullanılabildiği için onun çevre için faydalı olduğuna dair artan bir farkındalık söz konusu… Metan gazı emisyonlarının azaltılması ciddi şekilde zordur ve bu konuda Dan Batten (https://batcoinz.com/) bazı etkileyici makaleler yazmıştır. Ayrıca, esas olarak rüzgar, hidro ve güneş gibi sürdürülebilir güç kaynaklarına bağlı olan enerji şebekelerinin de; su, güneş ışığı veya rüzgar eksikliği nedeniyle zaman zaman güvenilmez olabileceği de artık biliniyor. Bu yüzden şebeke esnekliğini geliştirmek ve büyük sanayi/nüfus merkezlerini iyi bir şekilde güçlendirmek için gerekli olan ek kapasitenin oluşturulmasını finanse etmek için, Bitcoin madencileri gibi büyük ve esnek bir elektrik tüketicisi ile çalışmaları gerekmektedir.

Teksas’taki ERCOT şebekesindeki Bitcoin enerji kesitisi, Bitcoin madenciliğinin sürdürülebilir enerji sağlayıcılarına verdiği faydalara bir örnektir. Başka hiçbir endüstriyel enerji tüketicisi, hem fazla enerjiyi paraya çevirme hem de enerji yokluğu çekilen dönemlerde esnek şekilde enerji harcanmasını kısmak anlamında bu kadar iyi performans göstermemektedir.

7) Bitcoin ve küresel enerji:

Bitcoin maksimalistleri, Bitcoin’in dünya çapında 8 milyar insan için bir ekonomik güçlendirme aracı olduğuna inanmaktadırlar. Bu, bir Bitcoin madencisinin herhangi bir güç kaynağından, herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda, herhangi bir ölçekte para kazanma yeteneği ile desteklenmektedir. Bitcoin madenciliği, gelişmekte olan dünyadaki uzak bir bölgeye sadece bir uydu bağlantısıyla bağlanıp, elde edilmesi güç bir para sağlayıp o bölgeye temiz, kârlı ve modern bir endüstri getirebilir. Burada ihtiyaç duyulan şey sadece, bir akarsudan, jeotermal kaynaktan ya da çeşitli dğer kaynaklardan çıkan fazladan enerjidir. Google, Apple ve Netflix kısa zaman içinde, zengin Batılı müşterilerine hizmet vermek için Orta Afrika’da bir veri merkezi kurmayacaklar. Bunun sebebi ise bant genişliği, mahremiyet ve tutarlı güç akışı gereksinimleridir. Ancak bu konuda Bitcoin madencilerinin önünde bu engellerin hiçbiri yoktur.

Uzak konumlarda düşük bant genişliğine sahip düzensiz güç kaynaklarını kullanabilmelerinin yanı sıra, sanki New York, Los Angeles ya da San Francisco’nun bir banliyösündeymiş gibi önyargısız ve değerli Bitcoin’ler üretebilirler. Şu anda bile Bitcoin madencileri neredeyse heryerdeler ve yayılmaya da devam ediyorlar. Fazla enerjinin bulunduğu ve daha iyi bir yaşam isteyen insanlar madencilik yapıyorlar.

Bitcoin, herkese finansal katılım sunan eşitlikçi bir finansal varlıktır. Bitcoin madenciliği ise bir merkezi işletmek için enerji ve mühendislik kabiliyetine sahip herkese adil ticari katılım sunan eşitlikçi bir teknoloji endüstrisidir.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!
Daha Fazlasını Okuyun

Sohbete Katıl