Ripple-SEC davasında kritik gün 17 Şubat

2020 yılının Aralık ayından bu yana devam eden "kayıtsız menkul kıymet satış" davasında, Ripple ve SEC için en kritik günlerden biri de 17 Şubat olacak. Geçtiğimiz günlerde hakim Torres'in mühürlü bazı dosyaların açılması kararını almasından sonra iki taraf için de büyük önem teşkil eden bazı bilgiler günyüzüne çıkacak. Şu anda hem Ripple hem de SEC, dosyalardaki bilgilerin kendi lehlerine olduğunu iddia ediyorlar.

Ripple-SEC davasında önemli bir viraja giriliyor. Dava hakimi Analisa Torres, kısa süre önce verdiği bir kararla, mahkemeye konu olan bazı mühürlü belgelerin açılmasını istemişti. İşte bu belgeler Ripple şirketine geçmiş yıllarda verilen bazı danışmanlıkların açığa çıkmasını sağlayacak.

Ripple mı, SEC mi doğru söylüyor?

Ripple’ın XRP’nin bir menkul kıymet olup olmadığı yönünde birçok avukatlık bürosuna başvurduğu biliniyor. SEC tarafı, Ripple’ın bu konuda çok fazla uyarıldığını belirtirken, Ripple ise kendilerine XRP’nin menkul kıymet olmadığının söylendiğini aktarıyor.

Hatta Ripple’ın hukuk danışmanı Stuart Alderoty de yaptığı açıklamada “Bu belgeler, 2012 yılında, XRP’nin bir yatırım sözleşmesi olmadığına yönelik bir hukuki analiz raporu aldığımız gösterecek. Gerçekler ortaya çıkacak” demişti.

“Akıllı hiçbir insan menkul kıymet demez”

SEC’nin iddiasına göre ise Ripple 2012’de XRP konusunda adı bu dosyalarda saklı olan bir avukatlık bürosundan XRP’nin menkul kıymet olduğu yönünde bir bilgi aldı ancak yoluna aynı şekilde devam etti. Ripple’ın o dönemki CEO’su Chris Larsen ise o yıllarda aldıkları bilgilerden sonra akıllı hiçbir insanın XRP’yi menkul kıymet olarak göremeyeceğini iddia etmişti.

Sonuç olarak bir taraf, XRP’nin menkul kıymet olduğunu diğeri ise tam tersinin kendilerini aktarıldığını iddia ediyor.

Ripple dosyaların açılmasına karşı çıkıyor

Konuyla ilgili yeni bir iddia da ortaya atıldı. Geçen hafta hakim Torres’in verdiği kararın ardından XRP fiyatında ciddi bir artış görülmüştü. Artışın sebebi, dosyaların içinde Ripple lehine bilgilerin bulunması olarak görülüyordu. Hatta Stuart Alderoty’nin “Gerçekler ortaya çıkacak” açıklamasından sonra bu dosyalardaki mührün kaldırılmasını Ripple şirketinin istediği belirtiliyordu.

Ancak şimdi de işin iç yüzünün farklı olduğu iddiaları gündemde… Ripple’ın bazı hassas içeriklerden ötürü bu dosyaların açılmasını istemediği iddia ediliyor. Hakim Torres ise, her duruşmada bu dosyalara atıfta bulunan Ripple tarafının, en başta kendi masumiyetini kanıtlamak için dosyalardaki bilgilerin açığa çıkmasını daha doğru bulduğunu söyledi. Yani hakim bir nevi Ripple tarafına tepki gösterdi.

SOnuç olarak 17 Şubat iki taraf için de çok kritik olacak ve mühürlü dosyalardan çıkan bilgiler bir tarafın çok net bir mağlubiyet alması demek olacak.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!
Daha Fazlasını Okuyun

Sohbete Katıl