Satoshi’nin Bitcoin’leri mahkemede: 300 milyar dolarlık BTC’yi istiyorlar

New York mahkemesine başvuran kimliği gizli davacılar, çoğu 2009-2013 yılları arasından kalma, yıllardır hiç hareket etmeyen ve Satoshi Nakamoto'nun coin'lerini de içeren 3.8 milyon BTC'yi hukuken "kayıp eşya" statüsüne sokup sahiplenmeye çalışıyor.

bitcoin 2026 05 28T232341.714
Bizi Google Haberler'de Takip Edin

Kripto araştırma şirketi Galaxy Research, ABD’de açılan ve sonuçları itibarıyla tüm Bitcoin sahiplerini ilgilendirebilecek önemli bir davayı mercek altına aldı. Anonim davacılar, aralarında Bitcoin’in gizemli yaratıcısı Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen coin’lerin de bulunduğu, yıllardır hareketsiz duran yaklaşık 3.8 milyon BTC’nin (yaklaşık 300 milyar dolar) yasal sahibi ilan edilmek için New York mahkemesine başvurdu.

Galaxy Research’ün firma çapındaki araştırma direktörü Alex Thorn imzasını taşıyan rapora göre dava, mart ayında New York Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde açıldı. Davacılar; “Noah Doe” takma adıyla hareket eden bir kişi ile Wyoming’de kurulu, gerçek sahipleri açıklanmayan iki şirketten oluşuyor.

39 bin adresin sahipliğini istiyorlar

Davacılar, toplam 39.069 Bitcoin adresinin ve içindeki tüm varlıkların sahibi olduklarının ilan edilmesini talep ediyor. Hukuki dayanak olarak ise New York’un kayıp eşya mevzuatına (Kişisel Mülkiyet Yasası’nın 7-B maddesi) başvuruluyor. Söz konusu yasa, kayıp bir eşyayı bulan, polise teslim eden ve belirli bir süre içinde gerçek sahibi ortaya çıkmayan kişinin zamanla o eşyanın mülkiyetini kazanabilmesine olanak tanıyor.

En kritik nokta ise davanın kapsamında Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen adreslerin tamamının (yaklaşık 21.923 “Patoshi” adresi ve bunların elinde tuttuğu yaklaşık 1.1 milyon BTC) yer alması.

Galaxy Research, davacıların eski bir hukuki mekanizmayı Bitcoin’e uyarlama girişimlerini şöyle özetliyor: Noah Doe, kendisini “bulan kişi” olarak konumlandırıyor. Adres listelerinin yer aldığı USB belleklerin New York Polisi’nin (NYPD) 17. Karakolu’na teslim edilmesi, eşyanın polise verilmesi yerine geçiyor, blok zincirine yerleştirilen mesajlarla (OP_RETURN aracılığıyla) gönderilen bildirimler ve yayımlanan basın bülteni de “gerçek sahibe ulaşma çabası” olarak sunuluyor.

Bu kurgunun en hassas halkasını ise bir “değerleme” oluşturuyor: Davacıların ismi açıklanmayan bilirkişisi, her bir adresin değerini 10 doların altında gösterdi. Bu rakam, davayı yasanın en hızlı işleyen koluna sokuyor. Çünkü 10 doların altındaki kayıp eşyalarda mülkiyet, buluştan yalnızca bir yıl sonra bulan kişiye geçebiliyor.

Raporun belki de en çarpıcı bölümü, bu değerlemenin gerçeklerle bağdaşmadığını ortaya koyuyor. Galaxy Research’ün kendi Bitcoin tam düğümü (full node) üzerinden yaptığı analize göre 25 Mayıs 2026 itibarıyla 39.069 adres toplam 3.799.629 BTC barındırıyor.

Şirketin verilerine göre ortalama bir adres 97.25 BTC (yaklaşık 7.5 milyon dolar), medyan adres ise 50 BTC (yaklaşık 3.86 milyon dolar) tutuyor. Adreslerin yüzde 99.9’u bugün 10 dolardan kat kat değerli. Kısacası davacıların “her biri 10 dolardan az” diye tanımladığı varlıklarla bu varlıkların gerçek değeri arasında ciddi bir fark bulunuyor.

Listede çalıntı ve yakılmış coin’ler de var

Galaxy Research, davanın hedef aldığı adres listesinin tutarsızlıklarla dolu olduğunu vurguluyor. Listede yer alan dikkat çekici örnekler arasında:

  • Mt. Gox hacker adresi (John Doe #1): 2011’den bu yana hareket etmeyen ve yıllardır soruşturmacılar tarafından takip edilen yaklaşık 79.957 BTC’lik çalıntı ve ihtilaflı coin’ler.
  • Counterparty yakma adresi (John Doe #104): Tasarımı gereği harcanması imkânsız olan ve hiçbir zaman kimsenin sahip olmadığı/olamayacağı bir “burn” adresi.
  • Satoshi dönemi (Patoshi) adresleri: Bitcoin tarihinin en yakından izlenen ve unutulmuş olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan coin’leri.

Şirket ayrıca dava kapsamındaki adreslerin neredeyse tamamının (39.069 adresten 39.068’i), Galaxy’nin Ekim 2025’te yayımladığı ödüllü raporda ele aldığı, adreslere çok küçük tutarlı BTC gönderimleriyle yapılan bir saldırı türü olan “dusting” kampanyasının bir alt kümesi olduğunu belirledi. İlginç bir başka detay ise bu adreslerin Craig Wright’ın geçmişte kendisine ait olduğunu iddia ettiği adreslerle yüzde 99.7 oranında örtüşmesi.

Aynı taraf, iki kampanyanın da arkasında

Galaxy Research, hem 2025 dusting saldırısının hem de 2026’daki zincir üstü bildirim sürecinin tek bir kaynaktan finanse edildiğini tespit etti. Şirketin “Bankroll” olarak adlandırdığı tek bir adrese kadar izini sürdüğü fonlar, her iki operasyonun da aynı kişi/operatör tarafından yürütüldüğüne dair güçlü bir kanıt sunuyor. Söz konusu bildirimler, her adrese 546 satoshi (yaklaşık 4 sent) değerinde, dava belgelerine bağlantı içeren bir OP_RETURN mesajı gönderilerek gerçekleştirildi.

Davanın zayıf noktaları

Avukat olmadıklarını belirten Galaxy Research ekibi, dava dosyasının ve yasanın basit bir okumasının dahi davanın oldukça şüpheli olduğunu gösterdiğini söylüyor.

Öne çıkan zayıf noktalar şöyle sıralanıyor:

Birincisi, kayıp eşya yasasının fiziksel nesneler için yazıldığı, oysa Noah Doe’nun bu coin’lere ya da özel anahtarlarına hiçbir zaman fiilen sahip olmadığı, herkesin görebildiği bir kayıt defterindeki adreslere bakmanın “bulmak” anlamına gelmediği vurgulanıyor. İkincisi, 10 doların altındaki değerlemenin inandırıcı olmadığı belirtiliyor. Üçüncüsü; çalıntı, yakılmış ve dünyanın en çok izlenen coin’lerini içeren listenin “terk edilmiş mülk” tanımına sığmadığı ifade ediliyor.

Davacıların anonim kalma talebi de eleştiriliyor: Noah Doe büyük bir varlık sahibi olarak hedef alınmamak için gizliliğini korurken talep ettiği karar, gerçek adres sahiplerini coin’lerini savunmak için kimliklerini açıklamaya zorluyor. Ayrıca blok zincirinde söz konusu bildirimleri gönderen ve kendisini “blok zinciri mühendisi” olarak tanıtan “Carlos J. Voltron” adlı kişiye dair gerçek bir iz bulunamadı. Bu isimle ilgili tek anlamlı sonucun 2008 tarihli bir mizah haberi olduğu raporda not düşüldü.

Kazansalar bile coin’leri ele geçiremezler

Galaxy Research’e göre davacılar tam bir zafer kazansa bile ellerine yalnızca bir mahkeme kararı (bir kâğıt parçası) geçer, tek bir özel anahtara dahi sahip olamaz ve hiçbir coin’i hareket ettiremezler. Asıl risk başka bir noktada. Bu coin’lerden herhangi biri ileride düzenlemeye tabi bir borsaya ya da saklama kuruluşuna taşınırsa davacılar New York kararını öne sürerek varlıkların dondurulmasını talep edebilir ve yıllarca sürecek hukuki süreçler başlatabilir.

Yayınlandı:
Son Güncelleme:
En güncel gelişmelerden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız Uzmancoin Telegram kanalına katılın!
Daha Fazlasını Okuyun

Sohbete Katıl