• Resesyon nedir?
  • ABD’de hangi tanıma göre resesyon var?
  • Hangi resesyon tanımı piyasalar için önemli?

    ABD’nin ikinci çeyrekteki Gayrisafi Milli Hasılası ikinci defa (-0.9%) negatif gelince piyasalarda ve özellikle sosyal medyada ABD’nin resesyona girdiği konuluşmaya başlandı. Teknik olarak ABD resesyon yaşıyor, ancak teknik tanım piyasalar için ne ifade ediyor konusu önemli. Resesyon konusunun birçok boyutu var. Olabildiğince basitleştirerek üç boyutunu ele alalım.

    Siyasi boyutu

    Biden hükümeti, Kasım’daki ara seçimlere ‘ABD’de resesyon’ tartışmaları ile girmemek için GDP verisi açıklanmadan önce resesyonun aslında teknik tanımı olan iki çeyrek üst üste daralmanın olmadığını tartışmaya açtı. İki çeyrek üst üste küçülme resesyonun teknik tanımıdır. Bu tanıma göre ABD’de resesyon vardır. Teknik tanım ile NBER (National Bureau of Economic Research) ayrımına Şant Manukyan da buradaki paylaşımında dikkat çekmektedir.

    Ekonomik boyutu

    Peki teknik olarak resesyonun olmasının ekonomiye yansıması ne ifade eder? Bence bu etki oldukça sınırlı. Çünkü resesyonun ekonomiye etkisi ve resesyona karşı kullanabilecek araçlara baktığımızda konu teknik tanımdan çok daha fazlasını içeriyor.

    National Bureau of Economic Research (NBER) resesyonu tanımlarken sadece GDP verisini değil 6 kriteri göz önüne alıyor (Türkçe karşılıklarını basitleştirerek yazdım)

    • FRED nonfarm payrolls (tarım dışı istihdam)
    • FRED index of industrial production (endüstri üretim endeksi)
    • FRED real personal income less transfers (transferler haricindeki gerçek gelir)
    • FRED real personal consumption expenditures (kişisel tüketim harcamaları)
    • FRED real manufacturing and trade sales (gerçek üretim ve ticari satışlar)
    • FRED household employment (istihdam)

              Yukarıdaki 6 veriyi dikkate aldığımızda, Eric Basmajian’ın aşağıda belirttiği gibi sadece 2 kategoride daralma gözüküyor. Yukarıda sıralanan ilk 4 kategoride henüz bir daralma yok.

              Bitcoin boyutu

              Bizler tabi ki de piyasaları takip ederken bunun Bitcoin’e etkisini dikkate alarak takip ediyoruz. Son iki senedir endeksler ile Bitcoin arasındaki yüksek korelasyon (Bitcoin’in yatırım şirketleri tarafından riskli bir varlık olarak görülmesinden dolayı) bizleri geleneksel piyasaları yakından takip etmeye yöneltti. Ancak şunu net bir şekilde ifade etmekte fayda var:

              Resesyonun Bitcoin’e bir etkisi olacaksa bu resesyonun teknik tanımı ile değil, NBER tanımı ile alakalı olacaktır.

              Bu yüzden yukarıda bu iki tanımdan detaylıca bahsettim. Uzun vadede Bitcoin’e olumlu etkisi olabilecek gelişme, merkez bankalarının parasal genişleme politikası uygulaması ve para arzını artırmasıdır. Bu sayede arzı sınırlı varlıkların artan talep ile birlikte değer kazanması beklenir. Bir diğer ifade ile Bitcoin’e olumlu yansıması beklenen zeminin iki ayağı var: merkez bankalarının para basması ve Bitcoin’in daha fazla kullanıcı tarafından benimsenmesi.

              Bitcoin’in uzun vadeli olarak daha fazla kullanıcı tarafından benimsenmesini aktif adres sayısından görebiliriz. 30 günlük ortalamaya baktığımızda yükselen bir trend içinde olduğunu aşağıdaki grafikte açıktır. Tabi ki boğa trendinde bu sayı aniden artışlar gösterir ancak uzun vadeli yükseliş trendinin devam etmesi oldukça önemlidir.

              Kaynak: CryptoQuant

              Peki ikinci unsur olan para arzının artması. Bununla ilgili de basit olarak M2 Money Supply verisine bakmak yeterli olacaktır.

              Kaynak: Board of Governors of the Federal Reserve System (US)

              İçinde olduğumuz teknik resesyon, bu analizde ne ifade ediyor?

              Geçmiş dönemlere baktığımızda para arzının resesyon dönemlerinde arttığını görebiliriz. Bunun sebebi oldukça basittir. Ekonomideki daralmayı engellemek ve/veya etkisini azaltmak için merkez bankaları parasal genişleme politikası ile piyasaya müdahale ederler. Bu dönemlerde para arzı arttığı için arzı kıt ve talebi düzenli artan Bitcoin gibi varlıklar değer kazanır. Ancak buradaki resesyon, teknik resesyon değil, NBER’in tanımladığı gibi ekonominin her alanındaki daralmayı ifade eden resesyondur. Yani Bitcoin’in değer önermesi ile alakalı olan resesyon merkez bankalarını para basmaya zorlayan resesyondur. Bizim şu anda içinde olduğumuz resesyon yukarıdaki verilerde görüldüğü gibi teknik resesyondur. Değil merkez bankalarının parasal genişleme ile resesyona müdahale etmesi, parasal sıkılaşma politikalarına tarihlerinde hiç görülmediği kadar agresif bir şekilde devam edeceklerinin sinyalini her fırsatta veriyorlar.

              İçinde bulunduğumuz teknik resesyon önümüzdeki 3-9 ay arasında yerini ‘gerçek’ resesyona bırakacak gibi duruyor. O dönem geldiğinde muhtemelen merkez bankaları da parasal sıkılaşma politikalarının sonuna gelmiş olacaklar ve biz Bitcoin’e olumlu etki edebilecek bir makro-ekonomik atmosfere girebiliriz. Ancak kısa vadede içinde bulunduğumuz teknik resesyondan olumlu bir etki beklemek bence yanlış olur.

              En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!
              Daha Fazlasını Okuyun

              Sohbete Katıl