Cosmos hakkında bilmeniz gerekenler: Ethereum’dan farkı ve Tendermint

Dünyanın en büyük merkeziyetsiz borsalarından olan dYdX’in Cosmos ekosistemine geçip, kendi blok zincirini oluşturacağını duyurmasıyla birlikte Cosmos, birçok kişinin dikkatini çekti.

Her gün yüz milyonlarca dolarlık hacme ulaşan ve genelde hacim açısından ilk üçte yer alan dYdX’in, Ethereum gibi büyük ve kendini kanıtlamış bir blok zinciri ağından ayrılıp kendi blok zinciri ağını Cosmos ekosisteminde kuruyor olmasıyla, özellikle Cosmos’un yapısı ve ekosistemi birçok kişinin merak ettiği bir konu haline geldi. 

Cosmos nedir? 

Cosmos’un teknolojik ve blok zinciri olarak açıklamasını yapmadan önce Türkçe anlamına bakalım. Cosmos kelimesi Türkçe’de evren anlamına gelmektedir. Aslında bu basit tanımdan bile Cosmos’un amacını ve ne olduğunu çıkartmamız mümkün.

Klasik blok zinciri ağlarının aksine Cosmos’u şu şekilde özetleyebiliriz: Cosmos, birbirleriyle çalışabilen ve ölçeklenebilen bir blok zinciri ekosistemidir.

Yani Cosmos aslında tek adet bir blok zinciri değildir. Bitcoin, Ethereum ve Solana gibi blok zincirleri tek/ana bir blok zinciri ağını temsil ederken Cosmos ise bir blok zinciri evrenini temsil ediyor.

Cosmos’un Ethereum’dan farkı nedir? 

DeFi Llama’ya göre üzerinden çok kilitli varlık bulunduran Ethereum, sunmuş olduğu teknolojiyle birlikte (akıllı sözleşmeler sayesinde) üzerinde merkeziyetsiz uygulamalar (dApp) inşa etmeye imkan verir.

EVM (Ethereum Sanal Makinesi) sayesinde kullanıcılar hazırlamış oldukları merkeziyetsiz uygulamaları akıllı kontratlarıyle birlikte Ethereum blok zincirine işleyebiliyor. Bu sebeple Ethereum üzerinde Maker, Aave, Compound gibi merkeziyetsiz finans ürünlerini görebiliyoruz.

Cosmos’un Ethereum’dan farkını tam olarak anlayabilmemiz için Ethereum’un çözmekten zorlandığını veya eksik kaldığı iki alana bakmak daha doğru olacaktır.

İlk olarak Ethereum’un ölçeklenebilirliliğini inceleyelim. Ethereum üzerinde inşa edilen merkeziyetsiz uygulamalar, saniyede 15 işlem yapabilen Ethereum blok zincirinin bu sınırına uymak zorundadır. Dolayısıyla, kullanıcılara daha fazla hız ve daha fazla işlem vadeden veya merkezi bir uygulamayla rekabet etmek isteyen geliştiriciler için işlem hızı ve limiti tatmin edici olmayabiliyor.

İkinci olarak ise bağımsızlık konusuna bakmalıyız. Özellikle merkeziyetsiz uygulama geliştiren veya geliştirmek isteyen geliştirici ekipler bağımsızlık konusunu çok önemser. Çünkü bu tip yeni teknolojiler için, yaşanan aksilikler ve hatalarda hızlı aksiyon alınmaz ise sonuçları daha da ağır olabilir. Dolayısıyla Ethereum blok zinciri üzerinde çalışan bir merkeziyetsiz uygulamada yaşanacak bir hata, Ethereum ağının yönetimi (Foundation ve topluluk) tarafından onaylanmadığı sürece düzeltilemez. Yine, uygulamanın yapacağı bir güncelleme veya geliştirme Ethereum Sanal Makinesinde yeni bir özellik sunuyorsa, bunun kullanıma açılıp sunulması için de Ethereum yönetimi tarafından onay alınması gerek. Tabii ki bu tip bir koruma, sistemin daha doğru ve güvenilir çalışmasına da sebep olabilir. O yüzden bağımsızlık konusunda kısıtlama olarak görülen durum, sadece geliştiriciler tarafından kısıtlama olarak görülebilir.

Bahsedilen bu iki durumda, birçok farklı kullanım ihtiyacı veya alanı için tek bir platform oluşturmaya çalışan birçok projede ve blok zincirinde görülmektedir. Sadece Ethereum’a özgü sorunlar değildir. Cosmos’un da aslında sunmuş olduğu avantajlar bu kısıtlamalardan sonra başlıyor.

Cosmos‘un amacı, geliştiricilerin diğer geliştiriciler ile birlikte işlem yapabilmelerini sağlayarak, kendi blok zincirlerini oluşturmalarını ve oluşturulan bu blok zincirleri arasında olası engelleri en aza indirerek hatta ortadan kaldırarak birçok blok zincirinin birbiriyle iletişim halinde çalışabilmelerini sağlamaktır.

Cosmos’un bu amacıyla birlikte, ağ içerisinde oluşturulan tüm blok zincirleri özerkliğini koruyabilir ve kendi işlemlerini hızlı bir şekilde gerçekleştirebilir. Tüm bunlara ek olarak ekosistemdeki diğer blok zincirleriyle iletişim halinde olabilirler.

Geliştiriciler, Cosmos’un sunmuş olduğu bu vizyonla tamamen özel, tamamen güvenli, ölçeklenebilen ve birbiriyle çalışabilen blok zinciri uygulamaları oluşturmasına izin vermek için tasarlanmış Tendermint, Cosmos SDK ve IBC gibi birçok açık kaynaklı geliştirici aracından yararlanabilir.

Kısaca Tendermint

Bir blok zinciri inşa edebilmek için üç katmanı da (Application, Networking ve Consensus) sıfırdan inşa etmek gerekmektedir. Ethereum, sunmuş olduğu sanal makinesi ve teknolojisiyle birlikte merkeziyetsiz uygulamaların geliştirilmesini biraz daha kolaylaştırdı. Ancak blok zinciri geliştirmek kolaylaştırılmış değil.

2014 yılında Jae Kwon tarafından yaratılan Tendermint, bu noktada devreye girmektedir. Tendermint’i, blok zincirlerinin network ve konsensus katmanlarını tek alanda düzenleyen, geliştiricilerin uzun ve karmaşık ana protokolün aksine kendi uygulamalarını geliştirmesine odaklanmasını sağlayan bir çözüm olarak görebiliriz. Dolayısıyla Tendermint, onlarca saat sürecek geliştirme süreçlerinden tasarruf sağlamaktadır.

Sol: Ethereum | Sağ: Tendermint ve ABCI (Cosmos)
Sol: Ethereum | Sağ: Tendermint ve ABCI (Cosmos)

dYdX neden Cosmos’ta kendi blok zincirini oluşturmak istiyor?

dYdX’in Ethereum gibi kendini ispatlamış bir ağdan, kendi blok zincirini oluşturmak için Cosmos ekosistemine geçişini doğru anlamak ve yorumlamak için dYdX Türkiye Liderine bu soruyu sordum.

dYdX Türkiye Lideri Doruk İşmen, dYdX’in geçişini şu şekilde yorumluyor:

“dYdX her zaman ürününe odaklı bir vizyonda ilerleyen, merkeziyetsizliği her konunun üstüne koyan, aynı zamanda merkeziyetsiz Binance olmayı hedefleyen bir proje. Bu vizyonu gerçekleştirmek için kullanıcısına en iyi deneyimi sunmaya çalışan, kriptodaki teknolojik gelişmeleri takip eden bir ekibe de sahip.

Yapılan uzun araştırmalar sonucunda, tamamen merkeziyetsizliğe geçmek, DYDX tokenine yeni bir kullanım alanı kazandırmak (dYdX zincirinde validator olmak için DYDX tokenine ihtiyacınız olacak) ve tamamen özelleştirilebilir bir ürün ortaya koymak için Cosmos altyapısı seçildi. dYdX zinciri Cosmos altyapısını kullanarak uygulama özelinde bir zincir olarak hayatına devam edecek.”

Sona doğru gelecek olursak, Cosmos’un özellikle kendi blok zincirini geliştirmek isteyen projeler için avantajlı çözümler sunduğunu varsaydığımızda önümüzdeki boğa döngüsünde Cosmos ekosisteminin dikkatleri üzerine toplayacağını düşünmemiz, pek yanlış olmaz.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!
Daha Fazlasını Okuyun

Sohbete Katıl

1 yorum

  1. Huseyin Cevapla

    Gercekten cok Tesekkurler bu güzel hizmetiniz den dolayı. Ben uzun zamandır hep sizi takip ediyorum. Anında dünya da haber yapılan kripto haberlerini sizden okuyorum. Çok teşekkür ler Emeğinize sağlık.