ICO’ların regülasyonlardan kaçınmak için denediği en kötü 3 strateji

ICOBox'tan Dima Zaitsev, yasal olmayan ICO'ların menkul kıymet yasalarından kaçmak için kullandıkları en kötü üç stratejiyi ortaya koydu.

Bu yazı, ICOBox yönetilerinden Dima Zaitsev tarafından uzmancoin.com için kaleme alındı.

Blockchain hareketi, birçok yetenekli insana yaratıcı olmaları için ilham verdi. Son birkaç yılda gizemli Bitcoin kurucusu ve Blockchain öncüsü Satoshi Nakamoto’nun muhtemelen hayal bile edemediği yenilikçi ve yaratıcı yöntemlerle uygulanan merkezsiz bir defter teknolojisi gördük. Ne yazık ki Blockchain teknolojisinin aynı zamanda yaratıcılıklarını açgözlü ve kötü niyetli bir yolda gösteren başka bir grup insana da ilham verdiğini gördük.

Bu girişimlerin çoğu ICO’larda (Initial Coin Offerings) görüldü. ICO’lar bir Blockchain ağı oluşturmak için etkili bir model olsa da birçok dolandırıcı tarafından istismar edildi.

 

Genel olarak çoğu dolandırıcılık planında token’la ilgili bir coşku yaratılır, token mümkün olduğunca çok kişiye satılmaya çalışılır ve satıştan elde edilen parayla kaçılır. Normalde işe yaramaz bir şeyi satmak yasa dışı değil fakat bu dolandırıcılar, sıklıkla sattıkları token’ların alınıp satılabilir olacağı ve değerinin artacağı sözünü verdiler. Daha meşru şirketler, token satışlarını bir finansman elde etme yöntemi olarak kullanmak istedi fakat token’ları için geçerli kullanım durumları bulamadılar.

ICOBox’ta müşterilerimizin iş modelleri titizlikle inceleniyor ve müşterilerimiz, hem menkul kıymetler yasalarında ustalaşmış bir uzman hukuk ekibi hem de çok yetenekli Blockchain geliştiricileriyle çalışma lüksüne sahip oluyorlar. Bu bilgi birikimini kullanarak işin kolayına kaçmak ya da düzenleyici gri alanlara adım atmak zorunda kalmaksızın mükemmel, uyumlu token satışı ve Blockchain iş modeli oluşturulabiliyor. Diğer birçok ICO projesi aynı şeyi söyleyemez ve regülatörlerden kaçarken token’ları sınamak ve ihraç etmek için birtakım gerçekten ‘yaratıcı’ stratejilere başvurmuşlardır. Yasal olmayan ICO’ların menkul kıymet yasalarından kaçmak için kullandıkları en kötü üç stratejiyi seçtik.

1- Anketler

Birçok ICO, esasen özsermaye ile desteklemediği hisse senetleri satarken menkul kıymet regülasyonlarını sınamak ve atlatmak için hizmet token’ları sattıklarını iddia etti.

Somut bir iş planı bulunmadığından ve token’ları sadece bir finansman aracı olarak kullandıklarından bu ICO’lar token alıcılarından anket doldurmalarını isteyerek regülatörlerin müdahalelerinden sıyrılmaya çalışırlar.

Bu anketlerin içeriği değişmekle birlikte daima alıcının token’ı bir yatırım olarak görüp görmediği ya da ağın bir parçası olmak isteyip istemediğini soran bir soru vardır. Eğer alıcı ‘yatırım’ seçeneğini işaretlerse ICO onlara hiçbir token satmıyor (sayfayı yenileyip başka bir seçenek seçinceye kadar).

ABD’de bir şeyin menkul kıymet olup olmadığı Howey Testi ile belirleniyor, sahte saflık ya da art niyetli sorularla değil. Dikkatlice hazırlanmış bazı anketler yasal incelemeleri geçiyor fakat kayıtsız menkul kıymet satmadığınızı kanıtlamak için yapılan bir ankete güvenmek, SEC yetkililerinin ve federal bir hakimin yüzünüze gülmesini sağlamak için harika bir yol olabilir.

2- Airdrop’lar

Token ihraç etmenin en popüler yollarından biri de alıcıların token’ları ücretsiz olarak aldığı ‘airdrop’ yöntemini kullanmak. Token’ları ücretsiz olarak almak için genellikle alıcıların bir Blockchain ağına kaydolarak ICO’yu tanıtması, arkadaşlarına tavsiye etmesi ya da en azından iletişim bilgilerini vermesi gerekir.

Bu bir kullanıcı tabanı oluşturmanın yeni bir yolu gibi görünse de şirketler 1990’ların sonunda tanıtım karşılığında ücretsiz hisse senetleri verdikleri benzer taktikler denediler. Ancak SEC bu yöntemi yasa dışı olarak belirledi. Nakit alışverişi yapılmasa da şirketler reklamdan fayda sağlıyordu ve hisse senedi sahipleri artan değerlemeden kâr elde etmeyi umdular.

Airdrop’lar sadece isim olarak yeni ve zaten SEC’in yasaklılar listesinde.

3- Token’lar için ürünler

Birkaç şirket, tişört benzeri eşyalar sattıkları bir ‘token’lar için ürünler’ modeli çıkardılar ve daha sonra token’ların eşdeğer miktarı olduğuna inandıkları ücretleri geri ödediler. Bir kez daha, bu yöntem de teknik olarak bir token satmayarak regülasyonun etrafında sessizce yürüme girişimi. Token ihraççısı, sadece bir tişört sattığını öne sürebilir fakat tek yaptıkları token satış işlemini zorlaştırmak.

Birine eşya satmak ve token’larla geri ödeme yapmak da token satmak olabilir, ve eğer bu token’lar kayıt dışı menkul kıymet olarak kabul edilirlerse o zaman yine şanssızsın.

Tüm Blockchain sektörünün regülatörlerden kaçmayı ve teknik ayrıntıları denemeyi bırakıp menkul kıymet yasalarının gereğini yerine getirmeye çalışması gerekiyor. Blockchain, tam potansiyeline ulaşacaksa startup’ların işe başlamalarına, uzmanlara danışmalarına ve hızlıca zenginleşmek yerine sektörü ilerletmek için uygun yollar aramamalarına ihtiyaç var.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!
In this article

Katkıda Bulun